• DOLAR
    5,7917
    % 0,09
  • EURO
    6,7083
    % 0,04
  • ALTIN
    229,0315
    % 0,23
  • BIST
    99.136,71
    % 0,51
Yamaç Doğan
Yamaç  Doğan
yamac-dogan@hotmail.com
Siyasi Partiler ve Çok Seslilik
  • 49
  • 06 Eylül 2018 Perşembe
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Yazımızda demokratik yaşamın vazgeçilmezi olan1,çok sesliliğin kaynağı siyasi partiler  incelenecektir.

(Yazımız siyasi partilerin genel teorisine ilişkindir.)

Yazımız 3 başlıktan oluşmaktadır.

  • Siyasi Partiler ve Çok Seslilik
  • Milletvekili Seçilme Yaşının 18’e Düşürülmesinin Çok Sesliliğe Katkısı
  • Kapatma Davaları Hakkında Bir İnceleme

1.Siyasi Partiler ve Çok Seslilik

Siyasi partiler bir toplumda çok sesliliğin ifade edilmesine hizmet eden, azınlıkların ben de varım demesini sağlayan tüzel kişiliğe sahip yapılardır.Siyasi partiler aracılığıyla toplumdaki her düşünce meşru sınırlar içinde ifade edilebilmekte ve taraftar toplayabilmektedir.

Siyasi partiler demokratik yaşamda olmazsa olmaz bir statüdedir.Zira tek partili sistemlerde demokrasi yoktur.Temel hak ve hürriyetler ayaklar altındadır.Çok partili siyasal yaşam aynı zamanda gelişmenin ve ilerlemenin de kaynağıdır.Tek bir partinin olduğu atmosferde aykırı fikirler zihinlere hapsolmuştur.Bu toplumlarda farklı her bir fikir tehlikeli görülür ve önü kesilir. Farklı fikirlerin ifade edilmediği daha da önemlisi edilemediği bir yerde ilerleme gelişme beklemek hayalperestliktir.

Siyasi partilerin biçimsel olarak var olmaları da yeterli değildir.Tabela partileri demokratik yaşama katkı sağlayamaz.

Ülkelerdeki siyasal sistem dizayn edilirken biçimsel siyasi partilerin, göstermelik seçimlerin önünü kesecek anayasal hükümler ihtiva edilmelidir.Zira seçimler göstermelik ve partiler sadece biçimsel olarak varlık gösteriyorsa o toplumda demokrasinin olduğunu söylemek akla uygun düşmez.Demokrasi çoğunluğun sınırsız ve keyfi bir yönetim hakkına sahip olduğu bir sistem değildir.ÇOĞUNLUĞUN YÖNETİM HAKKI AZINLIĞIN TEMEL HAK VE HÜRRİYETİ İLE SINIRLI2 olacak şekilde sistem kurgulanmalıdır.İşte bu azınlıklar meşru siyasi partiler aracılığıyla örgütlenip siyasi sisteme dahil olabilirler.

Siyasi partilerin belli sınırlamalar harici çok da müdahaleye açık  bir konuma sahip olmaması gerekir.Aksi halde siyasi partiler devamlı bir şekilde baskı ve yıldırmaya maruz kalabilir ve bu baskılar etkili sonuçlar doğurabilir.

Siyasi partilere getirilecek ve meşru sayılabilecek en önemli sınırlama devletin ve milletin bölünmezliğine aykırı hareket etme yasağıdır.Siyasal yaşama renk katan siyasi partiler tabiyetinde bulunduğu devletin yıkılmasını,bölünmesini,başka bir devlete bağlanmasını talep edemezler.Bu iç hukuk açısından bölücü davranıştır ve ağır cezalarla müeyyidelendirilmiştir.Örneğin Türkiye’de Siyasî partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne,  insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez. Bu sınırlamaları aşan hal ve davranışlarda ilgili parti kapatma davası(3.başlıkta incelenecektir.) ile karşı karşıya kalır.Bu tür hassas konularda bu tarz hükümler toplumların huzuru için önemli ve anlamlıdır.Fakat ucu açık bu kavramlar bazen  istismar da edilmiştir. Zira uzun bir süre laiklik Anayasa Mahkemesi eliyle farklı anlamlar yüklenerek parti kapatmanın en önemli sebebi haline getirilmiştir.(Laiklik çok önemli bir ilke olup yanlış  yorumlanması itibariyle bir dönem mağduriyetlerin kaynağı olmuştur. Yoksa laiklik din ve düşünce hürriyetinin önemli bir kaynağıdır.Laiklik sayesinde farklı dine sahip her birey dini inanışını hiçbir baskı görmeksizin ifade edebilmekte ve bundan dolayı kınanmamaktadır.)

Siyasi partilerin önemine ilişkin Anayasamızda önemli bir hüküm vardır: ” Siyasî partiler önceden izin almadan kurulurlar.”

Yani ilgili siyasi parti belgelerini bakanlığa verdiği an kurulmuş olur.Ayrıca bakanlığın onayına tabi değildir.Siyasi partinin kapatılması bakanlıkça değil,Anayasa Mahkemesi kanadıyla işletilebilir. 3

Siyasi partiler benimsedikleri düşüncelerini yaymak ve çok sesliliğe katkıda bulunmak için belli başlı faaliyetlerde bulunur.Bu faaliyetlerini gerçekleştirirken elbette maddi bir dayanak arar.Siyasi partilerin bu yumuşak karnı istismar edilmesin diye, yani parası olan parti satın almasın diye devlet siyasi partilere mali yardım yapar. Aksi  halde siyasi partiler çok sesliliğin değil, zengin zümrenin temsilcisi olurdu.

“Siyasî partilere, Devlet, yeterli düzeyde ve hakça malî yardım yapar.”

Milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların %3’ünden fazlasını alan siyasi partilere Devlet yardımı yapılır.

24 Haziran 2018 seçimleri sonucunda devlet yardımı almaya hak kazanan parti sayısı 5(beş)’tir. 4

Siyasi partiler ayrıca bağış da kabul edebilir.Bu bağış belli sınırlamalara tabidir.

2.Milletvekili Seçilme Yaşının 18’e Düşürülmesinin Çok Sesliliğe Katkısı

1982 Anayasası toplamda 18 defa değişmiş olup seçilme yaşı da bu değişikliklerden nasibi almıştır. 1982 Anayasasının ilk şekline göre seçilme yaşı 30 idi. Anayasa’nın 76. maddesinde 13 Ekim 2006 tarihinde yapılan değişiklikle 30 olan milletvekili seçilme yaşı 25’e indirildi.2017 Anayasa değişikliği sonuçlarına göreMilletvekili ve Cumhurbaşkanı Seçimlerinde milletvekili olabilmek için en az 18 yaş şartı aranacaktır. Yani 2017 Referandumu ile seçilme yaşı 18’e çekilmiştir.5

24 Haziran seçimlerinde partiler genç milletvekillerine listelerinde yer verdiler.Seçim sonuçlarına göre en geç vekil 22 yaşında olan AK Partili Rumeysa Kadak oldu.

Seçme ve seçilme çağdaş demokrasilerde önemli bir haktır.Bu sayede vatandaş kendi temsilcilerini seçme şansına sahip olabilmektedir.Seçme kadar seçilme hakkının da tanınması demokratikal anlamda gerekli bir unsurdur.

Seçme ve seçilme hakkının gasp edildiği,en meşru organ olan halkın iradesinin önüne geçildiği yerlerde demokrasiden kim söz edebilir?

Seçme hakkı da seçilme hakkı da ülkelerden ülkelere bazı sınırlamalara tabidir.Örneğin Suudi Arabistan’da geçtiğimiz yıla kadar kadınların oy kullanması pek hoş karşılanamamıştır.Aday olan suudi kadınlar da bazı sınırlamalarla karşılaşmıştır. Kadın adayların broşürlere fotoğraf basması ve yabancı erkeklerle doğrudan konuşması yasaklanmıştır.

Seçme ve seçilme hakkı asgari sınırlamaları aşan sınırlandırmalardan arındırılmalı ve olabildiğince çok çeşitli vatandaş sandıkla buluşmalıdır.Çünkü seçme ve seçilme hakkı bir vatandaşın ilgili ülke ile vatandaşlık bağının güçlenmesi açısından öneme sahiptir.

Milletvekili seçilme yaşının 18’e düşürülmesinin teoride ve pratikte farklı yorumlara açık olduğu kuşkusuzudur. Gençliğin siyasete dahili açısından önemli olan bu değişiklik etkin işletilmesi halinde çok olumlu sonuçlar doğuracak ve genç nesil siyasette ben de varım diyerek çok sesliliğe katkı da bulunulacaktır.

Yeni neslin ülke meseleleri ile ilgili olmadığı söylenirdi hep.Bunun söylendiği gibi olmadığını 15 Temmuz gecesi meydanlarda devletine sahip çıkarken şehit olan kardeşlerimiz,ağabeylerimiz kanıtlamıştır. Bu sahipleniş 18 yaşındaki kişilerin meclise katılmasıyla artacağına inancım tamdır.

Ancak 18 yaş meselesinde vekil adayları belirlenirken liyakat,ehliyet önemsenmelidir. Üniversite öğrencisi olup kendisini bilime adayan, bilgiye aç ve ufku geniş kişiler bulunmalıdır.Aksi halde pratikte bir yarar görmeyi beklemek akla uygun düşmez.

Burhan Kuzu bu konuda şöyle diyor: “Gençlere siyasette alan açılacak ,siyasete hareket gelecek.”6

Gençliğin katkısı kadar kadınların siyasetteki yeri de önemsenmelidir.

24 Haziran seçimleri sonucu TBMM’de cinsiyet dağılımı:

Sonuç olarak siyasi partilerin ortaya koyduğu çok seslilik genç ve kadınların dahiliyetinden bağımsız düşünülmemelidir.

3.Kapatma Davaları Hakkında Bir İnceleme

Siyasi partiler toplumda farklılıkların dile getirilmesinde önemli bir role sahip olmasıyla birlikte bazı meşru sınırların aşılması halinde bazı engellerle karşılaşması kadar doğal bir uygulama olamaz.

Elbette sınırlamaların asgari düzeyde kalması demokratik yaşam açısından gereklidir.

Türkiye’de bir dönem parti kapatma çok yaygın bir araç olarak kullanılmıştır.

Bir parti neden ve nasıl kapatılır?

  • “Bir siyasî partinin tüzüğü ve programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.”

68/4: Siyasî partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.

  • Bir siyasi parti 68/4’e aykırı eylemlerde bulunursa kapatılır.Ancak kapatılması için onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi gereklidir.

Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup
yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır.

  • Siyasi parti  yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzelkişilerden
    maddî yardım alan siyasî partiler temelli olarak kapatılır.

Anayasa Mahkemesi,  temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî partinin Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir.

Nitekim AK Parti 30 Temmuz 2008 tarihinde “devlet yardımı miktarının yarısından yoksun bırakılması” cezasına çarptırlmıştır.

Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.

Kapatma davasını Yargıtay C.Başsavcısı re’sen, Adalet Bakanı isteği ile veya bir siyasi partinin isteği üzerine açar.

Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanının veya partinin yazılı isteminde yeterli delil bulunduğu kanısına varırsa davayı açar. Yeterli delil bulunmadığı kanısına varırsa dava açmayacağını istemde bulunan Adalet Bakanına veya siyasi parti genel başkanlığına yazı ile bildirir.

Adalet Bakanının veya siyasi partinin, cumhuriyet Başsavcılığının bildirimi üzerine, bu bildirimin tebliği tarihinden başlayarak otuz gün içinde Siyasi Partilerle İlgili Yasakları İnceleme Kuruluna yazı ile itirazda bulunma hakkı vardır.

Kurul, itirazı ivedilikle en geç otuz gün içinde inceler; itirazı haklı görmezse dava açılmaz; haklı görürse, Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasa Mahkemesine dava açmakla yükümlüdür.

Dava AYM’de görüşülür.(2/3 çoğunluk aranır)

Günümüzde parti kapatmalarına ilişkin görüş partinin kapatılması yerine ilgili milletvekilinin milletvekilliğini düşürme,dokunulmazlığı kaldırma şekline bürünmüştür. Nitekim HDP’li bazı vekiller devletin bağımsızlığı, ülkesi ile bölünmezliğine aykırı davranmaktan veya terör örgütüne yardım ve yataklıktan yargılanmaktadır.

SON SÖZ

Siyasal yaşamın ve çok sesliliğin kaynağı siyasi partileri geliştirelim.Parti içi demokrasi ve parti disiplini üzerinde bir daha düşünelim.

Futbol takımı tutarcasına siyasi parti desteklemek yerine, yanlışa yanlış doğruya doğru demek bizleri iyi bir konuma getirebilir.

Desteklemediğiniz bir siyasi parti de doğru bir iş yapabilir. Sırf fikirlerine karşıyız diye doğru bir işe yanlış demek realite ile uyuşmamaktadır. Eleştirelim,tartışalım ama hepimizin bu ülke için çarpan yüreklere sahip olduğumuzu unutmayalım.

Eskilerin değimiyle “Barika-i hakikat müsademe-i efkardan çıkar” 7 diyerek tartışma kültürünü oluşturalım.Ya da önemli düşünür Ciçeron’un dediği gibi ” Düşüncelerinize katılmasam bile düşüncelerinizin ifade edilmesi için canımı bile veririm” diyerek toplumda düşünce özgürlüğü seferberliği başlatalım.

Umutluyum.

KAYNAKÇA

1-2820 sayılı k. md.4

2- ÖZBUDUN ,Ergun “Anayasacılık ve Demokrasi”

3-Ayrıntılı bilgi için bkz. GÖZLER ,Kemal “Türk Anayasa Hukuku” sf. 416 (Temmuz 2018)

4-Mali yardım almaya hak kazanan siyasi partiler: AK Parti, CHP,MHP, İYİ Parti ,HDP

5- DOĞAN ,Yamaç “Karşılaştırmalı Olarak Milletvekili Seçilme Yaşı” (mornota.com) (Kasım 2017)

6- KUZU, Burhan ” Her Yönüyle Başkanlık Sistemi”

7- “Hakikatın ışığı fikirlerin çarpışmasından doğar.”

(İlgili yazı veya diğer yazılardan yararlanmak isteyenler ancak kaynak göstererek  yararlanabilir.)

Sosyal Medyada Paylaşın:
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ